Sizinle aynı ülkeden olmayan biriyle bir süreliğine evinizi paylaşmak size zor gelebilir. Bunu bir külfet olarak görüyor olabilirsiniz. Hatta “ Aynı dili konuşmadığım insanla nasıl yaşayacağım? “ diye soruyor olabilirsiniz. Bazılarınız “Benim İngilizcem var fakat o benim derdimden anlamaz” diye düşünüyor olabilir. Fakat şuan okuyacağınız bloğa bir şans verin deriz biz, fikirleriniz her an değişebilir.

1. Geniş Perspektif Kazandırır.

Günümüzde bilgi almak ve fikir paylaşmak için kısıtlı ve benzer kanalları kullanıyoruz. Bilgi alma konusunda, okumakla sınırlı kalıyor ve bunu doğru kabul ediyor yolumuza devam ediyoruz. Birinci ağızdan dinlemenin zevkine erişmek için fırsat bulamadığımız oluyor. Fikir paylaşmak konusunda ise açılabileceğimiz limanları imkânlarımız sınırlandırıyor. Farklı ülkeden ve farklı bir perspektiften gelmiş biriyle edeceğiniz 1 saatlik muhabbet bile sizlere çokça şey katabilir. Düşünmediğiniz şeyleri düşünme fırsatı bulabilir, duyduğunuz şeyleri birinci ağızdan dinleme şansına erişebilirsiniz. Aynı toprağın farklı bir yağmurun suluyla sulanmış çiçeğine bir şans vermek diyebiliriz buna. Şiddetle tavsiye edilir!

2. Sofranız Renk Paletine Döner.

Her ülke farklı bir ağız tadına sahip. Bu farklı ağız tadı hakkında ön görülerimiz tabi ki olabilir, fakat denemeden asla bilemeyiz değil mi? Evinizi paylaştığınız bu arkadaşınız size rengârenk yemeklerinden yaptı mı işte o ön yargılar bir bir yıkılır. Dışarıda tatmak için ceplerinizi boşaltacağınız yemekler, sohbet edilecek bir dost hediyesiyle ayağınıza gelir anlayacağınız. Ah tabii unutmayın Türk yemeklerini bir yabancıya yedirmenin zevki de başkadır. Günlük değişimlerle her iki mutfağı yarıştırarak tatlı bir rekabete girmek de beraber geçireceğiniz günleri renklendirir.

3. Şehrinizi Yeniden Keşfedersiniz.

Evinizde ağırladığınız kişi kültürünüzü öğrenmeye aç olacaktır. Günlük koşuşturmanızdan her zaman ertelenebilir bir seçenek olan şehrinizi karış karış gezmek hayaliniz için artık bir bahaneniz var! Onunla beraber gitmediğiniz yerlere gidebilir, gittiğiniz yerlerde de gözden kaçırdığınız önemli detayları fark edebilirsiniz. Yoldaş edineceğiniz bu tecrübenizden pişman olmayacağınızın garantisini size veriyoruz.

4. Kaliteli Bir Yaşam Başlangıcıdır.

Günümüzde zaman olabildiğince hızlı akmakta. Bu rutinde bir sağa bir sola koştururken birçok şeyi unuttuğumuzun farkına bile varmayız. Bazen kahvaltı etmeyi, bazen soluklanıp bir dostla sohbet etmeyi, bazen eğlenmeyi, bazen kendimize vakit ayırmayı bazen de sadece oturup yıldızları izlemeyi unuturuz. Bunları unuturuz çünkü ya hepsi için çok yorgunuzdur ya da asla vakit bulamayız. Evimizde ağırladığımız insan ise sadece bunları yapmak için buradadır. Hele o genlerimize işlemiş misafirperverlik dürtümüze bir dokundu mu onun rahat etmesi için elimizden geleni yapar ona ayak uydurmaya başlarız. Eminiz ki bu ayak uydurma sürecinde bir an duracak ve diyeceksiniz ki “Ne çok şey varmış beni mutlu eden, ne çok özlemişim!”

5. Dil Öğrenmek İçin Bir Fırsattır.

İngilizce hepimiz için alışılmış fakat pratik eksikliğinden hep bir korkuya dönüşür. İşte size pratik yapabileceğiniz bir fırsat! Sadece İngilizce de değil, her dil için bu geçerli. Yemekten sonralarınızı oturup sohbet ederek geçirmek hem sizi daha özgüvenli kılacak hem de anlayışlı bir partnerle gelişiminizi görebileceksiniz.

6. Başka Bir Ülkede Artık Bir Eviniz Vardır.

Evinizde ağırladığınız kişi bu sürecin sonuna doğru sizin dostunuz olmaya başlar ve kurduğunuz bağlar kolay kolay olan şeyler değildir. Arada kurulmuş olan vefa köprüsü onun ülkesine gittiğinizde size kapısı daima açık bir eviniz olduğunuz anlamına gelir. Daha çok insan ağırladıkça bir bakmışsınız dünyanın kapıları size açılır olmuş.

7. Uzun Mesafeli Bir Dostluk Edinirsiniz.

Bu his öyle kuvvetli bir histir ki karşınızdaki kişi dünyanın başka bir ucuna geri dönecektir. Belki bir ay belki bir yıl boyunca gördüğünüz kişiyi bir daha göremeyeceğinizi düşünürsünüz. Bu düşünce ise sizi bir şeyler yapmaya iter. Beraber planlar yapar görüşeceğinize söz verirsiniz. İnternet üzerinden konuşursunuz, Skype vb. programlarla birbirinizi görürsünüz. İşte o zaman sevgi denilen şeyin mesafeleri aştığını fark edersiniz. Sizin için düşünen, sizin için üzülen veyahut sizin için mutlu olan biri vardır fakat fiziksel olarak yanınızda değildir, yanınızda olmasına da gerek yoktur. Bu çok büyük bir öğretidir sizin için. Bu sizi dünyayı dolaşmaya, bunun için çalışmaya yönlendirir. Sonunda ise bir şekilde bunu yaparsınız. Yapmaya da devam edersiniz. Bizden söylemesi bağımlılık yapan bir tecrübedir.

Sizlere yabancı birini evinizde ağırladığınızda kazanacağınız şeylerden bahsettik. Bunlardan bahsederken tam anlamıyla ciddiydik. Kazanılan tecrübe eşsiz bir tecrübe bizler için. Umarım bir gün siz de bu tecrübeyi tadar ve kurşun gibi sevginin de adres sormadığını görürsünüz. Tecrübeyle tescillidir efendim bizler tattık ve sizlere dilimiz döndüğünce kattıklarını söylemeye çalıştık.

Eğer siz de evinizde yabancı gençleri ağırlamak isterseniz,  buradan başvuru yapabilirsiniz.

 

Yazar hakkında

Bengi Özkılınç

Bengi, 24 Aralık 1997 doğumlu. Aslen İzmir'li fakat 15 seneyi aşkın süredir İstanbul'da yaşıyor. İstanbul Üniversitesi Eczacılık öğrencisi. Küçüklüğünden beri yazmayı çok seviyor. Kendi objektifini insanlarla paylaşabilmesi ona ilham veren şey.