Virginia Woolf’tan Dünya Kadınlarına Mesaj Var!

”Bir kadın olarak, ülkem yok. Bir kadın olarak, bir ülkem olsun istemiyorum. Bir kadın olarak bütün dünya benim ülkem.” diyor yüreklerde ve dünya edebiyat tarihinde derin izler bırakan Virginia Woolf. Gelin ünlü yazarın sözlerine daha yakından kulak verelim.

Dünyaya gözlerini 1882 yılının ocak ayında Londra’da açan Woolf; asla tek bir pencereden, tek bir bedenden, tek bir fikir duvarının ardından bakmadı yaşama. Kendi devrinin koşulları içerisinde zor olanı yapıp ruhunu, bir ”kadın” olduğu için sadece  bedeninin içine hapsetmektense varlığını tüm dünyaya kanıtladı. Bir ”kadın” olarak haykırırcasına yazdığı satırlarla duyurdu sesini. Çevresinde olup bitene gözlerini kapayıp kabuğuna çekilmeden, erkek egemen toplumda varlığını saklamadan, kendi değerleri ve tüm ”dünya kadınları” adına son nefesine kadar mücadele vererek sürdürdü yaşamını.

İşte Woolf’un ardından dünya kadınları yüzyıllar sonra hala aynı mücadeleyi sürdürüyor ama bu sefer daha kalabalık, bu sefer daha büyük bir dayanışma içinde! Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, şiddet, ötekileştirme, ayrımcılık, kadın cinayetleri bir çığ gibi büyüse de kadınların içindeki umut ve inat tükenmiyor. Daha fazla haykırıyoruz, daha kalabalık yürüyoruz aynı yolda, daha kararlı ve daha güçlüyüz! En önemlisi ”farkındayız!”

Yine, ”Kadının varlığına katlanamayan zihniyet; elbette onun yazmasına, okumasına, düşünmesine de karşıdır.” diyerek bir farkındalığını dile getirir Woolf. Onun içinde yetiştiği toplum oldukça değişmiş, yaşadığı dönem üzerinden yüzyıllar geçmiş olsa da hala yıkamadığımız tabular, aşamadığımız duvarlar var! İşte tüm bu tabulara inat, önümüzdeki tüm duvarları yıkarak; yazmaya, okumaya, düşünmeye ve düşündürmeye devam ediyoruz. Kadınlar kelimeleriyle ruhlara dokunuyor, düşünceleriyle yeni yollar açıyor ve başarılarıyla tüm dünyada ses getiriyorlar! Tüm bunların ötesinde ”Elalem ne der?” diye düşünmeden, başkası istediği için değil kendi kalbinin sesini dinlediği için bir yola çıkmalı kadınlar; adımlar korkakça, başkalarının bakışları altında küçülerek değil cesurca ve bir dev gibi atılmalı! Woolf’un ”Başkalarının gözleri bizim zindanlarımız, başkalarının düşünceleri bizim kafeslerimiz” sözleri çınlamalı kulaklarda belki de.

Daha özgür, daha eşit bir dünya için kadınların bu yolda daha emin adım atmalarının zamanıdır şimdi! Kapatılmaya çalışıldıkları evlerin duvarlarını yıkarak, bastırılmaya çalışılan düşüncelerinden yelkenler yaparak denize açılmanın zamanıdır şimdi! Rota yine yıllar önce Virginia Woolf tarafından işaret edilmiş: ”Kadınlar milyonlarca yıl boyunca evlerin içinde oturdu, şimdi ise bu duvarlar onların yaratıcı güçleri tarafından delinmiştir.” Kendimizi en umutsuz, en yenik hissettiğimiz anlarda Woolf’un tarihin tozlu sayfalarından gelen fısıltısı güç verecektir bize. ”Para kazanın, kendinize ait bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın.” sözleri çınlar belki kulaklarımızda mücadeleden yorgun düştüğümüz bir an.

Kadınlar yok sayıldıkları her alanda; dışlandıkları, ötekileştirildikleri, sırf ”kadın”olmalarından dolayı ayrımcılığa uğradıkları her anda mücadeleye devam edecekler, varlıklarını daha güçlü gösterecekler! Kadınlar var, tek bir ülkede değil, tek bir coğrafyada değil, tek bir kalıp içinde hiç değil! Kadınlar tüm dünyada, hayatın tam içinde, fabrikalarda, atölyelerde, bankalarda, üniversitelerde, televizyonlarda, masa başında, yer altında, uzayda, her yerde kadınlar var! Birbirlerinden farklı tüm özellikleriyle, ne eksik ne de güçsüz, kadınlar tam anlamıyla her yerde var!

aiesec.org‘da da toplumsal cinsiyet eşitsizliğini önlemeyi amaçlayan pek çok proje var, haydi kadınların gücüne güç katmak, dünya barışına etki etmek adına bu projelere bir göz at!

Yazar hakkında

Sena Eskicioglu

6 Ocak 1998 Bolu doğumlu. (Bolu sanılanın aksine sadece bir mola yeri değil, tabiatın
kalbidir!) Tipik bir oğlak burcu ama çoğu zaman bir balık gibi bu dünyanın tüm duygusal
yükünü kendisinin çektiğini düşünüyor, az biraz düzen takıntılı simetri hastası.
Her ne kadar okulla çok bağı olmasa da Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ailesinin bir
parçası. (Haydarpaşa Marmaranındır!)
Kendini en iyi kelimeleriyle ifade ettiğini düşünüyor ve bir gün kelimelerinin insanların
ruhuna dokunup onların hayatını değiştirebileceğine inanıyor.