Romanya’yı genelde herkesin bildiği gibi karanlık kalelerinde ki vampirlerden duyduğunuzu biliyorum. Transilvanya vampirleri çok tanınmaktadır, Bram Stoker’in Kont Drakula’sı halen çok ünlüdür. Romanya ortaçağdaki kalelerin çoğuna sahiptir ve aynı zamanda güzel dağ manzaraları eşliğinde kayak yapabileceğiniz imkanları da barındırmaktadır. Şirin köyleri, harika boyalı kiliseleri ve Tuna deltasında kuş cennetleri bulunmaktadır. Sizler için olur da yolunuz düşerse diye Romanya’da kesinlikle görmeniz gereken 7 yeri bir araya getirdik.

1-Bran Kalesi

Bran Kalesi, teorilere göre Drakula’nın evi olarak bilinmektedir. Kale Romanya’nın simgesidir. Transilvanya’da ki Brasov yakınlarındaki ormanlık bir tepeden bakarken adeta bir masal izlenimi veriyor insana. Kökleri 13. yüzyıla kadar uzanan bu ortaçağ kalesi, günümüzde Kraliçe Maria tarafından toplanan sanat ve mobilyaları sergileyen bir müze haline getirilmiştir. Ayrıca ülkenin dört bir yanından toplanan Rumen köylü yapılarına sahip bir açık hava müzesine ev sahipliği yapmaktadır.

2-Sighisoara Tarih Merkezi

Ortaçağda yaşamın nasıl olduğunu merak ediyorsanız bununla ilgili tarihi eserler görmek istiyorsanız kesinlikle bu bölgeyi ziyaret etmeniz gerekiyor. 12. yüzyılda Transilvanya Saksonları tarafından bulunmuştur. Sighisoara, orta çağda surlarla çevrili bir şehrin harika bir şehirdir. Renkli taş binalarla çevrili geleneksel dar sokaklara sahiptir. Bram Stoker’in Drakula’sı için ilham kaynağı olan Impaler’ın Vlad’in doğum yeri. Her yıl temmuz ayında Rock grupları burada konserler vermektedir.

3-Parliament Sarayı

Romanya halkının nefret ettiği lideri olan Nicolae Ceausescu tarafından yaptırılmış olan bu bina, devletin idari hizmetleri için inşa ettirilmiştir. Yaklaşık olarak 13 yıl süren inşaatta 20 bin işçi çalışmıştır. Bina adeta bir yapı şaheseri olarak günümüzde korunmaktadır.

4-Peles Kalesi

Peles Kalesi’nin herhangi bir kuşatma veya savaş geçmişi yoktur. Anca diğer Avrupla kalelerinde yapılmayan bir şey vardır: Muhteşem güzellik ve Karpat yamaçları sizlerledir. Bu Neo-Rönesans kalesi, 1860’larda tatil yapan Kral Carol tarafından yaptırılmıştır. Masal gibi bir görünüme sahip ve Avrupa’daki en çarpıcı kalelerden biridir.

5-Mutlu Mezarlık

Sapanta şehrinde bulunan Mutlu Mezarlık, sıradan bir mezarlık değil adından da anlaşılacağı gibi. Renkli mezar taşları, haçlar ve merhumun hayatını kutlayan heykel gibi daha bir halk sanatları galerisi gibi adeta. Bu renkli gelenek, 1908’de haçları oymaya başlayan 14 yaşındaki bir çocukla başladı. Şiir ekledi ve merhumun bir portresini haç üzerinde boyadı; Bazen nasıl öldüğünü resmetti. Böylece bir geleneğin yaratıcısı oldu.

6-Biertan Fortified Kilisesi

Başlarda Macaristan’a ait olan bölge, Macar halkı için inşa edilmiş bir kilise idi. Bölgedeki halk Osmanlı akınlarından korunmak için yeni bir kale inşa etmek yerine bu kiliseyi güçlendirmişlerdir. Gotik tarzda inşa edilmiş olan bu kişise, Romanya’nın en büyük müstahkem kiliselerinden biridir. Kilisenin kuleleri ise kuşatma süresince yiyecek saklamak ve boşanmak isteyen kocaları da hapse atmak da dahil olmak üzere pek çok neden için kullanılmıştır.

7- Corvin Kalesi

Kale, Romanya’nın en etkileyici ortaçağ kalesi olarak kabul edilen heybetli bir gotik yapıdır. Altın yüzük giyen bir kuzgun, 15. yüzyıldan kalma kale sembolüdür. Kale günümüzde düzgün yapısını korumaya devam etmektedir.