Sokakta dolaşırken kafamızı kaldırıp bu koca binalar nasıl acaba demek yerine, kendimizi hayatın yoğunluğuna kaptırıp yürümeye devam ediyoruz. Bugün ise kafalarımızı kaldırma zamanı!

Bu yazımızda mimarisiyle dünya çapında kendine hayran bırakan 6 yapıyı sizlere göstereceğiz.

1- Kansas Halk Kütüphanesi

Teknolojinin ilerlemesiyle kitaplara duyduğumuz ilgi azalırken bu kütüphane kapılarını bizlere açıyor. Amerika’nın Kansas şehrinde yapılan bu kütüphane insanları resmen kitap okuması içeriye davet ediyor. Rafa dizilmiş kitaplar şeklinde tasarlanan kütüphanenin yapımı 2004 yılında tamamlandı.

2- Wonderworks

Mimar Michael Ussery’nin yapmış olduğu Wonderworks, Tennessee eyaletinin küçük bir şehri olan Pigeon Forge’de yer almaktadır.

Bu binanın en büyük özelliği görüldüğü gibi ters bir mimari yapıya sahip olmasıdır. Bina sadece dış mimarisi ile değil iç mimarisiyle de ters bir yapıya sahiptir. Kısaca her şeye tersten bakmak istediğinizde gidip vakit geçirebileceğiniz bir yer. Ayrıyeten giriş ücretsiz olup içerisinde katılıp eğlenebilceğeniz birçok aktivite var .

Oturabilmek sizin için zor bir hale gelecek; fakat örümcek adam olarak bu binada istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.

3- Longaberger Sepet Bina

The Longaberg Company meşhur bir el yapımı sepet üreticisidir. Şirketin ana binasını sepet şeklindedir. Aslında bu bina ufak dokunuşlarla nasıl yaratıcı olunabilir ve amacınız nasıl yansıtılabilir tam anlamıyla bizlere gösteriyor.

Bu binanın ilginç bir sırrı da kollarında. Sepetin kolları 150 ton ağırlığında ve kışın kar birikmesine karşı ısıtılabiliyorlar.

Bu binayı gördüğünüzde “evet kesinlikle burada sepet üretiliyordur” demekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz.

4- Nautilus House

Meksika’nın başkenti Mexico City’de, şehir merkezine 15 kilometre mesafedeki Naucalpan de Juarez beldesinde bulunuyor bu muhteşem yapılar.Ahtapot ve mürekkep balığı ile aynı familyadan bir deniz canlısı olan notilustan ilham alan bu tasarım, su altı dünyasının mimarideki en ilginç kullanımlarından biri olarak göze çarpıyor.

Notilusun kıvrımları gözönüne alınarak tasarlanıyor ve doğa tamamen evin içine aktarılıyor. Sabah kalktığınızda yüzünüze evin dış cephenizi oluşturan renkli camlardan sızan ışıklar vuruyor. Aslında huzur bulmak istediğiniz zamanlar tam anlamıyla vakit geçirmek isteyeceğiniz bir yer.

5- Dancing House

Frank Gehry tarafından Prag’ın şehir merkezine tasarlanan Dans Eden Ev (Dancing House), 1992-1996 yılları arasında tamamlanmıştır. Hollywood’un 1930’lu yıllardaki ünlü dans eden çifti Fred Astaire ve Ginger Rogers’ı andırdığı için Dans Eden Ev ismi verilmiştir.

Birbirleriyle uyum içerisinde dans den bir çifti seyretmek için bilet almaya gerek yok. Karşı yola geçmeniz bunun için yeterli olacaktır.

6- Palais Ideal

Fransa’nın mimarı yapısını birçoğunu saraylar oluşturur. Fakat bu saraylardan Palais Ideal diğerlerinin arasından sıyrılıyor. Güzel sanatlar ya da mimarlık ile alakalı hiç eğitim almayan Fransız postacı Ferdinand Cheval, posta dağıtım rotasında 33 yıl içerisinde bulduğu değişik biçimli taşları birbirlerine çimentoyla tutturarak bu olağanüstü yapıyı inşa etti.

Birçok konsere ve sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor. Mimari yapısının yanı sıra yapılma hikayesiyle de birçok kişiyi kendine çekiyor.

Eğer bir gün Fransa’ya giderseniz burayı görmeden geçmeyin deriz. Azmin ve hayalin birleşimini yansıtan bu yapı harika görünüyor.

 

Etrafımızda baktığımızda insanların hayalgüçleriyle neler yapabileceklerini daha net bir şekilde görme fırsatı yakalıyoruz. Hatta yakından inceleme imkanı buluyoruz.

Başlarımızı yerden kaldırma vakti! Hangisinin hayal gücü bizlerle birlikte, hangisinin hikayesi bizlere bakıyor farkına varabiliriz.