Kültür ve Tarihini Mimarisinde Saklayan 5 Otel

Her şeyin bir adım ötesinde bazı gezgin gruplar var. Onlar için gezmek, keşfetmek bu hayattaki en önemli şey. Onlara, şehrin dokusunu ve kokusunu hissetmek, kültürünü dibine kadar yaşamak her saniyesiyle keşfetmek tutku. Eğer etrafınıza bakarsanız onları bir sokaktan bir sokağa koştururken görebilirsiniz. Eğer sizde bir keşifçiyseniz caddeler ve sokaklar size yetmiyorsa, o şehrin tarihini ve kültürünü özgün mimarisiyle tamamen yansıtan otellerde hikayenin bir parçası olabilirsiz. İşte bu blog tam sizin için mimari harikası 5 otel.

 

1. Hotel De L’Europe, Hollanda

17.yüzyılda şehiri savunma amaçlı inşa edilen bir kaleden restore edilen bu otel Amstel nehri manzarasına sahip olması niteliğiyle de size tarihi Amsterdam’ı vaadediyor. Amsterdam’ın meşhur birçok müzesine yürüme mesafesinde olan bu otelin her odasında da özel seçilmiş bir sanat eseri karşılıyor konukları. Ödüllü restoranları ve spaları ile oldukça ünlenen bu otel 48 oda ve 63 suitiyle hizmet vemekte.

 

2. Ashford Castle Hotel, İrlanda

2 yıllık bir yenilenme ve restorasyon sürecinin ardından 2015 yılında konuklarıyla tekrar buluşan, toplamda 83 oda ve suitiyle göz kamaştıran bu otel size hayal bile edemeyeceğiniz bir yeşillik sözü veriyor. 800 yıllık bir tarihi ve kültürü her detayıyla yaşayacağınız bu otelde odalar da kalenin orijinal özellikleri muhafaza edilerek dizayn edilmiş. Eşsiz sanat eserlerine ve antika parçalara rastlayacak olmanız ise an meselesi. İrlanda’nın en iyi 5 oteli listesinde yerini istikrarla koruyan ve her yıl aldığı ödüllere bir yenisini ekleyen Ashford Castle Otel size gerçek bir kral/kraliçe hayatı yaşatma sözü veriyor.

 

3. Quinta Reas Zacatecas, Meksika

San Pedro boğa güreşi ringinden dönüştürelen ve muhteşem restorasyonuyla Meksiya’nın tüm yaşanmışlığına tanıklık edeceğiniz bu otel şehir merkezine yalnızca 5 dakika uzaklıkta. Antika ve orijinal sanat eserleriyle dekore edilmiş 43 özel suitin her detayı da Meksika’ya özgü bir geçmişi çağrıştırıyor. Tarihi bir sömürge dönemine lüks bir otelin tam içinden ortak olacağınız bu otel adeta bir heterotopya.

 

4. The Gritti Palace, İtalya

Venedikte’ki büyük kanal üzerinde yer alan ve muhteşem Santa Maria delle Salute Kilisesi manzarasına sahip bu otelin hikayesi 1475 yılına uzanmakta. Venedik mimarisinin en önemli eserlerinden biri kabul edilen ve o yıllarda Venedik başkanı Andrea Gritti’ye ait olan bu bina restorasyonun ardından eski ihtişamına kavuşturularak hizmete açılmıştır. Şifa Veren Meryem Ana Bazilikası’na, St. Mark Bazilikası ve Rialto Köprüsü gibi Venedik’in bir çok özel sembolüne oldukça yakın olan bu otel bu şehri deneyimlemek ve yaşamak isteyenler için harika bir seçim.

 

5. Hotel Parador de Ronda, İspanya

Bu otel İspanya’nın Malaga şehrine bağlı, muhteşem doğası ve mimarisiyle adeta büyüleyen Ronda kasabasında yer almakta. Bazı odaların dik uçurum üzerinde kaldığını belirtirsek bu otelin harika bir manzara garantisi verdiğini söylemek mümkün. Günümüzde hala kullanılan antik köprü Tagus geçidi manzaralı, spalarıyla ünlü bu otel şehri en yalın ve geleneksel haliyle keşfetmek isteyenler için eşsiz bir durak.

Yazar hakkında

Celal Şenberber

Celal, 26 Haziran 1997, İstanbul doğumlu. Çağ Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik bölümü öğrencisi. Hayatını tutkuları ve hedeflerinin peşinden giderek yaşıyor. Yazmak onun için parmaklarının arasında düşünmek.