Sanat, binbir rengin ,seslerin, dokunuşların ruhumuza dokunuşudur. Bize bizlik duygularını verendir. Sanat, fikirlerin, fikirler oluşturmasını sağlayan şeydir. Tetikleyici ve artçıdır. Uzandıkça çoğalır, gelişir. Zaman zaman narinleşsen, zaman zaman ise oldukça güçlü yönleriyle bizi selamlayan sanatın her dalı, bambaşkadır.

Bu hafta size kadınların yazdığı ve büyük kitlelere ulaşmış 6 kitaptan bahsetmek istiyoruz. Dünya ve Türkiye edebiyatından, kadın yazarların ellerinden çıkan, bir parça ruhlarını kondurdukları bu kitapları beğenmenizi umuyoruz.

1) Aşk ve Gurur – Jane Austen

Bilinirliği en fazla olan, üzerine filmler çekilen, birçok kitaba ve ayrı ayrı filme ilham olan Aşk ve Gurur, klasik dönem romanları arasında yer almaktadır. 18. Yüzyılın İngiltere’sinde yer alan unutulmaz bir aşkı konu almaktadır. Kitap , orta halli bir ailenin kızı ve varlıklı bir oğlanın nefretle başlayan ve sonunda onları birbirilerine kenetleyen aşkı konu almaktadır.

2) Bülbülü Öldürmek – Harper Lee

“İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”

Bülbülü Öldürmek Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch’in gözünden anlatıyor. Bir “zenci”nin haksız yere suçlanması üzerinden gelişen olaylar; önyargılar, riyakârlık, sınıf ve ırk çatışmalarıyla beslenen küçük Amerikan kasabasının sınırlarını aşıp, insanlar arası ilişkide adaletin ve dürüstlüğün önemini anlatan evrensel bir hikâyeye dönüşüyor.

3) Agnes Grey – Anne Bronte

Anne Bronte’nin ilk kitabı olan “Agnes Grey” bu kitabını Acton Bell takma adıyla kaleme almıştır. Sıradan bir kadını anlatıcı olarak kitabında yer veren Anne Grey, kadını ilk kez anlatıcı olarak kullanan yazar olmuştur. Kitapta Viktorya dönemi İngiltere’sinde, bir mürebbiyenin toplumsal sınıflar arasına sıkışmış yaşantısını üzerine kurulmuş olan hayatını yazmıştır.

4) Kırmızı Zaman – Mine Söğüt

“Çocuklar zamanı algılayamadıkları yaşlarda, tüm evrene hakim olan o tanrısal sonsuzluğu hissedebilirlermiş. Bu onları huzurlu ve korkusuz yaparmış. Zamanı algılayamadıkları için zamanın geçişini de fark etmez ve kendilerini ölümsüz bilirlermiş.”

İstanbul’u efsaneleriyle ve en değişik hikayeleriyle anlatan Mine Söğüt, İstanbul’u size adeta masalsı rüzgarlarıyla kurguluyor. Sizi İstanbul denizinde farklı bir maceraya çıkarıyor.

5) Tom Amcanın Kulübesi – Harriet Beecher Stowe

Harriet Beecher kitabında, köle ticaretini konu almaktadır. Dürüst ve oldukça iyi görünümlü olan, herkesin Tom Amca olarak seslendiği, Tom’un bir satıcı tarafından ailesinin satın alınmaması için çocuğu ve karısının kaçışı, kendisinin başka birine köle olarak satılması ardından, Tom Amca’nın tek başına verdiği hayatta kalma ve köle mücadelesini ele alır.

6)  Frankenstein – Mary Shelley

“Ah! Hiçbir ölümlü o görüntünün dehşetine dayanamazdı. Hayat verilmiş bir mumya dahi o ucube kadar iğrenç olamazdı… Hayal kırıklıklarının en acısını duyuyordum.”

Muhtelif ölülerden alınan parçalarla yaratılan ve bunun sonucu olarak da son derece çirkin bir görünüme sahip olan Victor Frankenstein’in canavarı yaratıcısı tarafından reddedilince intikam arayışı içinde uzun bir yolculuğa çıkacaktır. Tüm zamanların bu en ünlü gotik korku hikayesinde Mary Shelley bilimin sınırları insan zulmünün tabiatı ve bağışlanmaya giden yollarla yüzleşmektedir.

7) Handan – Halide Edip Adıvar

Halide Edip Adıvar’ın aslında ekleyeğimiz ve bize ilham olacak olan çok fazla kitabı var. Hangisi ile başlasak bilemedik bizde size tamamı mektuplar oluşan bir aile ve arkadaş dramının anlatıldığı “Handan” kitabını seçtik. Handan büyük bir dramın üç kişi etrafında şekil almasını konu alıyor. Olaylar Cemal, Neriman ve Handan arasında geçmektedir.

 

Yazar hakkında

Berna Oktay

Berna, 30 Ağustos 1997, İstanbul doğumlu. Okan üniversitesi Sivil Havacılık ve Kabin bölümünden mezun oldu. Şu anda İstanbul Üniversitesinde Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği okumakta. Yazmayı bir büyü olarak görüyor ve en büyük tutkusu binlerce sözcükten kendi büyüsünü oluşturmak.