Farklı Kültürden Birbirinden Değişik 5 Batıl İnanç

    Batıl inançlar… Nazar boncukları, at nalları, dört yapraklı yoncalar, kara kediler, merdivenler, tuzluklar… Çeşitli anlamlar yüklenmiş günahsız daha birçok nesne/eylem… Her kültürde değişerek var olmuş inanışlar.

     Batıl inancın kökeni “Paganizm”e dayanıyor diyebiliriz. Paganizm: Dünyanın doğa dinlerine dayanan, metaları doğa figürleri ve doğa olayları olan bir inanış sistemidir. Geçmişte doğruluğu ve çıkış nedeni bilimsel yetersizlikten ötürü kanıtlanamamış doğa olayları bir inanış ve bir işaret olarak görülmüştür.

    Günümüzde kimi insanlar yüzyıllardan beri süre gelen bu inançlara hâlâ inanırken kimisi ise tamamen deli saçması olduğunu düşünüyor.  Ama su götürmez bir gerçek var ki batıl inançlar hayli ilginç olabiliyor.

1) KIRIK AYNAYA BAKAMAMAK

   Aynaların ilk kullanılışı eski Mısır devirlerine dayanıyor. O zamanlar İnsanlar parlak yüzeylerden yansıyan görüntünün ruhlarının yansıması olduğuna inanırmış. Ayna kırılırsa ruhlarının kaçıp yok olduğunu düşündükleri için de kırık aynaları lanetlemişler. Aslında ilk aynalar pirinçten, tunçtan vb. metallerden yapıldığı için böyle sıkıntılar yaşanmıyormuş ama kırılgan aynalara geçildikçe almışlar başlarına belayı.

2) MERDİVEN ve ALTINDAN GEÇMEK

   Duvara dayanmış bir merdiven ve duvar arasında bir üçgen oluşur. Bu birçok kültürde tanrıların kutsal üçgeni olarak bilinir. Bundan mütevellit oluşan o üçgenden geçilmesi kutsallığa saygısızlıktır.

   Tabi hep kötü anlamlar olacak değil ya! Eski Mısır’da Güneş Tanrısı Osiris hapis hayatından kurtulup tanrıların katına çıkmak için merdiven kullanmış bu efsane ile de merdiven şekilsel bir sembol olarak görülmüş ve şans getirdiğine inanılmış.

   Aradan asırlar geçmiş Hristiyanlık yayılmış. Hristiyanlar da bu inancı Hz. İsa’nın ölüm şekline uyarlamış. Çarmıha dayalı merdiven kötülüğün sembolü olmuş.

3)RUSYA’DA ÇİÇEK VERME

   Hani olur da bir gün bir rus arkadaşınıza çiçek vermek istediniz, aman dikkat! O çiçeklerin sayısı tek olmalı aksi takdirde kötü şans getirir hatta ölüm bile getirdiği söyleniyor. Bu inanış Antik Rusya zamanlarında ortaya çıkmış, Doğu Slavları çift sayıların yaşam döngüsünün sonunu simgelediğine inanıyormuş. Bir atasözleri bile var “ Trouble never comes alone” yani “Musibet tekte değil çifttedir.” 😉 Bu yüzden cenaze törenlerine çift sayıda çiçek götürülüyormuş. Not düşmekte fayda var; tek sayıda olması gereken buketlerde sınır 12 çiçek imiş 12’den yukarısı sizin tercihiniz

4) İSPANYA’DA “ON İKİ ÜZÜM”

   Bu sefer ki batıl inancımız İspanya’dan geliyor. Aslında bu bayağı gelenekselleşmiş bir inanç öyle ki 1909 yılından beri yılbaşı arifesinde gece yarısı İspanya’nın ana meydanlarından olan Madrid’deki Puerta del Sol’da toplanıp yılın 12 ayını temsilen her ay için bir üzüm yiyorlar. Eee peki bunu niye yapıyorlar? İspanyollara göre bu bir yıllık refahı garantiliyormuş. Bazı kesimler, cadıları ve şeytanın kötülüklerini uzaklaştırdığına bile inanıyormuş. Bu “büyü” eski bir miras olsa da modernleşen toplum ile birlikte yeni yılı karşılamak için eğlenceli, kültürel bir gelenek haline gelmiş.

5) DANİMARKA’NIN KIRIK TABAKLARI

   Danimarkalılar kırılmış porselenlerini yıl boyunca saklayıp yeni yıl arifesi gecesinde sevdikleri insanların evlerinin kapılarına fırlatıyormuş. “ Bu nasıl sevgi?” dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle ki; ev sakinleri sabah kapılarının önlerinde ki paramparça porselenleri görünce seviniyorlarmış çünkü bu iyi şans getiriyormuş. Fakat sanırım Danimarkalılar bir zaman sonra bu kapıya porselen fırlatma işinin pek de akıl kârı olmadığını düşünmüş olacaklar ki artık fırlatmak yerine kapının önüne koymayı tercih etmişler. yerinde bir karar…

   İlginç bir batıl inançları daha var: Danimarkalılar bayraklarının cennetten geldiğine inanıyorlarmış, geceleri bayrağın gönderde durmasına izin vermiyor gönderde kalmasının şeytanı selamlamak olduğunu düşünüyorlarmış.

  

Sayılabilecek daha birçok ülke birçok batıl inanç var. Öyle ya da böyle günümüzde bile hâlâ bunlara inanan çokça insan var. Hatta biz bile bazılarını yapmıyor muyuz,kulağı çekip tahtaya vurmak, evlere nazar boncuğu asmak, inanmıyor olsak da