Çalışanlarımız neden ayrılıyor? Her insan kaynakları departmanı varoluşunun bir noktasında bu soruyu kendisine sorar.

Çalışanların işi terk etmesi her zaman şirketler için büyük bir masraf olarak yansıtılmıştır. Birçok endüstride işçilerin kaybedilmesinin maliyeti yükseliyor. Bunun neden yaşandığını ve durumla nasıl baş edileceğini düşünmeden önce, yıpranmanın tamamen insan kaynaklarının yönetimine bağlı olmadığını anlamak gerekir. Daima çalışanın kişisel yaşamı gibi şirketlerin ulaşamayacağı faktörler de olacaktır.

Gittikçe artan sayıda şirket bu sorunla uğraşıyor. Sorunun bütün bir analizini yapmanın gerekliliği artarken şirketler işyeri trendlerini belirlemelerine izin veren insan analizi gibi sistemleri uyguluyorlar. Bu sistemler cazibe ve müşteriyi muhafaza etme stratejilerini güvence altına alacak araçlar geliştirmeyi amaçlayan hedefiyle şirketleri çalışanlarına yakınlaştırdı.

Çalışanları iş ortamından daha fazla tanımanın önemi tüm şirketler için zorunluluk haline geldi. Washington merkezli teknoloji şirketi CEB tarafından yapılan bir araştırmada çalışmalar sadece çalışanların neden ayrıldığını değil, aynı zamanda ne zaman ayrıldığını da inceliyor. “Öğrendik ki insanları gerçekten etkileyen şey kendi akran gruplarındaki insanlarla kıyaslandıklarında ya da hayatlarının belirli bir noktasında nerede olacaklarına dair hedeflerine göre bulundukları yer ve burada yaptıklarına ilişkin hissiyatı.” diyor CEB’in İnsan Kaynakları departmanı başkanı Brian Kropp. İş yıldönümleri ve doğum günleri gibi olaylar, çalışanların seçimlerini doğrudan etkileyebilir; bu noktada, “ne zaman” sorusu  yıpranma sorununda rol oynar.

Peki, şirketler bu konuda ne yapabilir?

Bütün bu analitik çalışmalar, çalışanları işlerinden ayrılmaya yönelten nedenleri gösteriyor. Genel olarak problem çalışanların mutlu hissetmiyor olması ya da işlerinden tatmin olmamaları, staj koşulları, patronlarından hoşlanmamaları, adil bir ödeme yapılmaması, kendilerini geliştirmek için fırsatlar görememeleri ve hatta aile, kronik rahatsızlıklar gibi dış etkenli durumlar, çalışanları işlerinde mutsuzluğa yönlendiriyor

Nedenlerin listesi, analiziniz ilerlediği sürece uzayabilir, ancak çalışanların kararlarını etkileyen temel belirleyici faktörlere göz atalım.

Tanınmamış ve zorlanmamış olma

İşini bırakmaya karar veren çalışanların çoğu değerli hissetmez. İşlemlere öncelik verildiğinde çalışanları ihmal etmek kolaydır. Broadwell Group Inc’den Jen Kelchner “ilişkilerin kesilmesine ve tükenmişliğe bak, onların yeteneklerini güçlendirecek, hedeflerine ulaşmayı desteklemek için yeni yollar bul ve bütün takımın performasını yükselt.”  diyor.

İşitilmemiş Çalışanlar

Çalışanlarına doğru şekilde yaklaşmak her şirket için zor görünüyor. Çalışanlarınızı tanımak için zaman ayırın, yöneticileri ile asla konuşmayan çalışanlar işlerinden ayrılmaya daha yatkındırlar. Kapıları açın, onların katkıda bulunmasına izin verin ve dikkate alın, bu eylemler çalışanın istikrarı için önemlidir.

Gidilecek Yön

Zayıf yöneticiler ve fırsat eksikliği, çalışanları kötü hissettiren faktörler. Sıkışmış olan çalışanlar üretken olmayacak ve şirketten zaman ve kaynak talep edip harcayacaklardır. Çalışanlar konumlarını ve gelirlerini geliştirme kabiliyetine ve onları zorlayacak olumlu bir iş ortamına bakarlar bu faktörleri bulamazlarsa işten çıkmaya karar vereceklerdir. Çalışanlarınıza nasıl yatırım yapacağınızı öğrenin, onlara şirket içinde nasıl büyüyebileceklerini gösteren programlar oluşturun.