Firavunlar, devasa piramitler, mumyalar ve daha birçoğu… Mısır’ın altın antik çağına hoş geldiniz! Antik Mısır hakkında ne kadar şey biliyorsunuz? Belki duyduğunuz belki de yanlış bildiğiniz gerçekleri keşfetmeye ne dersiniz? O zaman okumaya devam edin.

1. Piramitler köleler tarafından yapılmamıştır.

Heredot’un inancına göre piramitler 100,000 köle tarafından inşa edilmiştir. Ancak arkeolojik bulgular ve bilim adamlarının çalışmaları bunun aslında 5,000 geçici ve 20,000 düzenli çalışanın iş gücü ile inşa edilmiştir. Burada ki önemli nokta ise 25,000 çalışanın her birinin özgür bireyler olması ve kendi istekleriyle çalışmaya katılmış olmasıdır.

2. Bütün firavunlar piramit inşa ettirmemiştir.

Eski ve Orta Krallıktaki firavunların neredeyse tamamı Mısır’ın kuzeyine kendilerini Güneş Tanrısı Ra’ya yakın hissetmek için görkemli piramit mezarlar inşa ettirdiler. Ancak Yeni Krallığın çöküşünün ardından sonraki Krallar kuzey Mısır’daki sıradan göze çarpmayan mezarlara gömüldü ve bu mezarların çoğu hiç keşfedilmedi.

3. Mısır kralı kadın olabilir.

Bütün saltanat sistemlerinde olduğu gibi ideal olarak Mısır Kralı önceki kralın oğludur. Fakat bu her zaman mümkün olmuyordu ve taç giyme töreninde en olası aday karşı konulmaz bir kral haline getiriyordu. Resmi kayıtlara göre en az üç kez kadınlar tahtı alıp kendi başlarına hüküm sürdüler. Bu kadın yöneticilerin en başarılıları Hatshepsut, Mısır’ı 20’den fazla yıl refah içinde yönetmiştir.

4. Hiyeroglif kullanılan tek yazı çeşidiydi.

Bu yazı çeşidi yüzlerce karmaşık şekilden oluşuyordu ve bunu çözebilmek uzun zaman alıyordu. Bu sebeple hiyeroglif mezar ve tapınak duvarlarını süsleyen ve kraliyet başarılarını kaydeden önemli metinlerde kullanılmak üzere ayrılmıştır. Günlük işlerde kâtipler hiyeroglifin sadeleştirilmiş ya da kısa bir biçimi olan demotik kullanmıştır.

5. Mısırlı kadınlar erkeklerle eşit şartlara sahipti.

Antik Mısır’da kadınlar yasaların önünde erkekler ile eşit muamele görmüştür. Kadınlar mülk sahibi olabilir, para kazanabilir, satın alabilir, satabilir ve miras alabilirdi. Erkek koruması olmadan yaşayabilir ve kendi çocuklarını yetiştirebilirlerdi. Kocalarını kaybetmeleri ya da hasta düşmesi durumunda işlerini devam ettirebilirlerdi.

6. Yaşayanlar ve ölüler yemeklerini paylaşırlardı.

Mezarlar, mumyalanmış ölüler ve onun yaşamında kullandığı ve sevdiği eşyaları içeriyordu. Ayrıca ölümden sonra yaşama inandıkları için mezar görevlileri düzenli olarak mezarlara yiyecek ve içecek sunarlardı. Bu yiyecekler ölülerin ruhları tarafından fiziksel olarak tüketildikten sonra yaşayanlar tarafından fiziksel olarak tüketilirlerdi. Yıllık bir ölüm ve yenilenme festivalinde sırasında birçok aile geceyi atalarının türbelerinde onlarla yiyip içerek ve şölen yaparak geçirirdi.

7. Herkes mumyalanmazdı.

Mısırlılar ölümden sonraki yaşama inanıyorlardı ancak bunun vücutlarının insan formunu koruyabilmesine bağlı olduğuna inanıyorlardı ve bu sebepten dolayı mumyalama işlemi yapıyorlardı. Ancak bu işlem pahalı ve çok zaman alıcı olduğu için sadece toplumun yüksek kesimi için ayrılmıştı. Geri kalan sıradan halk ise çölde basit çukur mezarlara gömülüyordu.

Yazar hakkında

Ecem Güney

Ecem 19.06.1997'de doğdu. İkizler burcu. İzmirli. Yazılım Mühendisliği okuyor. Karınca dışında bütün hayvanları seviyor. Güneş enerjisi ile çalışıyor. Tam bir Pollyanna. Sürekli konuşmayı ve insanlara bir şeyler katmayı çok seviyor.